“Radıvanın arkasında mutlaka adam var…” diye konuşulurdu
Vezirköprü’ye ilk radyo ve ilk Televizyon nasıl geldi?
19/02/2010 - 22:23
Önce radyonun ismini duymuştuk. Ankara'da konuşulanı, Vezirköprü'de dinliyormuşuz! İnanılmıyordu.
Bir gün ilk radyo Vezirköprü'ye de gelmiş, diyorlardı. Çoğu kimse radyoyu 'Gavur İcadı; günah!' diye dinlemiyor, bazıları da “radıvan” diyorlar, sesini duyanlar da:
- Hiç Ankara'dan konuşulup buradan dinlenir mi? Mutlaka arkasına başka bir adam koymuşlar, o konuşuyordur. Diyenler oluyordu.
Bir gün duyduk ki mahfele radyo gelmiş, pencereye koymuşlar; halk dinliyormuş. Haberi geldi.
Çınar ağacının tarafında, ışıkların olduğu yerde; bir zaman jandarma dairesi olarak kullanılan yere 'mahfel' derlerdi.
Yukarı çıkıp ben de baktım. Halk oraya miting meydanı gibi doluşmuş, radyoyu dinliyorlardı. Ses bir kayboluyor bir açılıyordu.
O zaman seçimle Almanya'nın başına gelen Hitler, acımasız bir diktatördü. Avrupa'da birçok ülkeyi işgal etmiş; Türkiye'ye kadar yaklaşmıştı. Herkeste; bize de gelir mi, bizim ülkemizi de işgal eder mi? Endişesiyle akümülatörlü radyoyu heyecanla izlerdi.
Yahudileri gaz odalarında öldürüyordu, alman diktatörü.
Şu gün şu saatte örneğin Polonya ya da İsveç'teyim diyordu, o gün o saatte o ülkeyi işgal ediyordu.
Avrupa'da işgal etmediği ülke kalmamıştı. Acaba Türkiye'yi de işgal eder mi? Sorusu herkesi düşündürüyordu. Zira Türkiye savaştan daha yeni çıkmış sayılırdı. Her ne kadar yeni atılımlar olsa da ülke olarak çok zayıftık.
Vezirköprü'de ilk radyoyu alan bugün iki rahmetli: Nazım Öncel ve Ahmet Teker'di. Öncel (Nazım Ağa) diye anılırdı. Evinde jeneratörlü elektrik vardı. Radyosunun aküsü boşalanlar; onda dolduruyordu.
Birde aileler, radyo dinlemek için radyosu olan komşuya giderlerdi.
Ankara'nın Kızılay semtinde radyo evi vardı. Yayın oradan yapılırdı. Sonra TRT oldu.
Televizyon
Dünya her saniye ilerliyor, bizim gibi ülkelerde ilerleyişten yararlanmaktan başka bir şey yapmıyorlardı.
Sonra ülkeye siyah beyaz televizyon geldi. Televizyon sık sık bozulur, ekran çizgi çizgi gösterince “picama çıktı” denirdi.
Televizyon da topluluk yerlerde halk tarafından ilgiyle izlenirdi. Televizyonu olmayanlar komşulara televizyona bakmaya giderlerdi.
Serbest radyo ve renkli TV Türkiye'ye Radyo ve Televizyonların özel sektöre yansıması, renkli TV'nin Türkiye'ye girmesi rahmetli Turgut Özal zamanında olmuştu.