|
DİNİ KONULAR 5
Hüseyin ŞENGÜN
17/07/2009 - 22:50
Büyük bir tecelli gecesinde vakıl olan İsra ve Mirac hadiseleri Allah Rasulünün nur şehri Medineye hicretlerinden bir buçuk sene önce Recep ayının 27. gecesine rastlanmıştı. İşte içinde bulunduğumuz temmuz aynın 19. gecesi olan pazarı pazartesiye bağlayan gece Mirac gecesidir. Asırlar boyunca ilahi tecellilere sahne olmuş olan mübarek gecelerimizden Mirac Gecesi Allah'ın rasulü bizim peygamberimiz Muhammed Mus-tafa (S.A.V) efendimiz Hazretlerine meleklerin istikbal ettiği arşın boyun eğdiği Kabe kavseyn kapılarının açıldığı o cihan Peygamberinin büyük mucizesi… Mirac gibi diyarın, Cemal gibi didarın, Allah gibi hünkarlar inanamaz.kudret ve tecelli deryaları içinde yüzen imam askeleri olan müminler müstesna. Çünkü onlar gabya iman etmişlerdir. Bu Mirac hadisesi imanlı ile imamsızı ayıran bir hak terazisidir. Bu Mirac mucizesi, her sene-i devriyesinde asrın insanlarını da ilahi bir imtihan süzgecinden geçirmekte ve tarihin tekerrür hakikatını yaşatmaktadır. İnsanlığın nur ve hüner kaynağı izan ve irfan pınarı olan Kur' an-ı Kerim'de Sultan-ı Kainat şöyle buyuruyor: "Kulu Muhammed sallallahu aleyhi ve ve sellm'i bir gece Mescid-i Haram'dan alıp Mescid-i Haram'dan alıp Mescid-i Aksa'ya kadar götüren Allh, her türlü nakislardan münezzehtir. O Mescid-i Aksa ki, biz onun etrafına feyz ve bereket verdik. Bu gece yolcuğunu O'na ayetlerimizden bazısını gösterelim diye yaptırdık. Şüphesiz ki, o her şeyi hakiyle işinden kemaliyle görendir. "Ve diğer bir ayeti kerimede: "andolsun ki o, Rabb'ının en büyük ayetlerinden bir kısmını görmüştür."buyuruluyor. Bu mübarek ayetler, Miracın kendinden geçme veye rüya mahiyetinde olmayıp Allah Resu-lünün tam bir şuurla cismen göklere yükseldiğini ve nice yatı müşahade ettiğini ve hadiseyi vicdani bir ıttıla ve hakikatlara nüfuz ile takip buyurduğunu açıklamaktadır. İşte bu Mir'ac mu-cizesini inkarla karşılayanların Ebu Cehillerle imansızlıkta bir olduklarını görmekteyiz. Şu kainat deryasında kudret ve tecelli yelkenleriyle yüzen insanın (denizde yüzdüğü halde) suyu bil-meden balıklar seviyesine düşmesi hakikat erbabınca ne hazin bir sükut; ne ateşin bir küfür; insan büyüklüğü karşısında ne acı bir küçüklüktür. İnsan için bundan daha elim bir musibet olamaz. Hak sübhanehü ve Teala Hazretlerinin kudret tecelliyatını mahluk anlayışı zaviyesinden kavramaya çalışanlar iman ve irfan yoksullarıdır. Biliniz ki Allah kadirdir. Kul ise acizdir. Allah isterse, bir kıvılcımla dğnyayı yakari başına binlerce külah geçirir. Allah isterse bir karıncaya kırk kantar yükü yükler onu dağdan aşırır.
Allah "Ol!" deyince ateş gülistan olur. İbrahim Aleyhisselam'da olduğu gibi…
O halde Habibine gök kapılarını açmış ve O'na bir gece içinde nice alemler temaşa ettirmiş olması normaldir. Çünkü o Allah'tır. İstediğini istediğine veren kudret ve azamet sahibi bir Allah… Sek ve şüphesiz inanınız ki, Cenabı Ahmed o gece Bürak'a bindi, feleklerden geçti. Şan ve şerefle göklerde seyran eyledi… "Ref olup ol Şah'a yetmiş bin hicap, Nuru tevhit açtı vechinden nikap…" Resuller Resulu: "Kurban-u ilahi fezasında o kadar sür'atle at sürdü ki, yol arkadaşı olan Cebrail (Aleyhisselam)" Sidre'de kaldı, daha ileri gidemedi. Cenab-ı Risaletpenah O'na: Ey "Allah'ın vahyini hamil olan Cebrail! İleri yürü. Seni ne kadar ihlas ile sevdiğimi bilirsin. Niçin bana arkadaş olmaktan vazgeçtin?" dedi. Cebrail cevaben: "Ya Resulullah artık mecalim kalmadı, kanadımda kuvvet kalmadı, eğer buradan bir kıl ucu kadar ileri gidecek olursam, tecelli-i ilahi ziyası kanadımı yakar, onun için gidemem." dedi.
Bunun üzerine Allah'ın sevgilisi Cenab-ı Ahmet (S. A.V.) Efendimiz yanarsam ben yanayım deyip ileri geçtiler ve ilahi bunca ikramın, ihsanın, izzetin, bereketin, rahmetin, cennetin, nimetin, cemalin hepsi bana mı yarabbi? Ben bunları tek başıma neyleyeyim Salih, abit, zahit, dürüst ve imanlı kullarına da bunlardan nasip eyle! Bu üstünlüğü bu azameti bu inayeti, bu izzeti, bu heybeti kainat hududunda Sidre de duyan bütün melekler coştu. Hep birden haykırdı. Biz şehadet ederiz ki; Allah birdir şu zatta onun kulu ve resulu Hz. Muhammet' tir. Sadece Allah'ın Resulu bizim peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) bu devlete erdi. Cenabu Hak cümlemizi Mirac Gecesine inanan ve mirac gecesini ihya edenlerden eylesin… |