* Vezirköprü'nün kaybedecek zamanı yok, Yapılacak çok şey var... * Vezirköprü'de Taksi dolmuş dönemi başlıyor * Şenliği önümüzdeki günlerde yapılacak * Islah çalışmaları bu yıl bitecek... * Patozta bacağını kaybetti * Festival hazırlıkları tamam. * Kılıçdaroğlu, Pazartesi Samsun'da * Panayır ve Festivallerin Yeni Yapılacak Olanına Eskiler Işık Olur Mu? * Sezer'lerin Acısı * Bedesten' de Mangal Yasağı

Ana Sayfa

Künye

Reklam

Ana Sayfam Yap

Ziyaretçi Defteri

İletişim

ANA SAYFA

SİTENİZE EKLEYİN

HAVA DURUMU

n

EN ÇOK YORUMLANANLAR

52. Yıla Girerken...

İşte Ben Bunları Yaşadım: 39
16/01/2010 - 00:33

Ali Bey’le (Sezer) karar vermiştik. Hâkimiyet adıyla hazırladığımız gazeteyi Merzifon’da bastıracaktık.

İlçemizde değil matbaa olması, adına bile (tu.kaka!) gözüyle bakıyordu, çok kimse…

Büyük gazeteler bile, çok az sayıda bin bir zorlukla satılıyordu…

Yıl 1959, 19 Ocak günlerden Pazartesi idi. Ali Bey Merzifon’dan telefon ediyordu.

- Vefai, Hakimiyet isimli başka bir yerde de gazete varmış. Sorumlu oluruz. Diye o isimle gazete basmıyorlar. Diyordu.

Halbuki yasal olarak hiçbir sakıncası yoktu. Fakat mecburen değiştirecek-tik. Aklıma Vatandaş ismi geldi.

- Sen ‘VATANDAŞ’ isminde bastır, ben ilgili yerlere başvuruyu yaparım. Dedim telefonda.

Yarım asırı aşan zaman içinde aralıksız yayınlanan VATANDAŞ Gazetesi, böyle doğdu.

VATANDAŞ’la birlikte hem gazetenin adı hem de Vezirköprü’deki ilk gazeteciliğinin temeli atılmış oldu bu olayla....

Merzifon, Amasya, Samsun’da bastırmakla olmuyordu bu iş.

Vezirköprü’nün ilk matbaasını kurmaya karar verdik.

Ama nasıl, teknik kısmı kiminle yürütecektik? Büyük harfli bir kasa hurufat aldık; fakat ismimizi bile o harflerle yazmayı başaramadık. Yine de (yaparız biz bu işi) diyorduk.

Şimdi ki kadın hamamının karşısında bir dükkan tutup yerleştik. Babamın muhalefetine karşı; Samsun’dan getirdiğimiz mürettiple çalışıyoruz. Yeterli antelin yok. Dizilen yazıların arasına teneke koyuyoruz. O da yazıları tutmu-yor. Bir taraftan bir tarafa alırken dizilen yazılar şakır şakır dökülüyordu. Makine olarak elimizde sadece pedal var, pedalla da gazete basılmaz ki… Ve nihayet artık bir prova tezgahımız vardı. Yuvarlak merdane; dizilen yazıların üzerine kağıdı koyup bastıra bastıra gazete yapıyoruz.

Ali Sezer’in de benim de babalarımızın işlerine yardımcı olmaktan başka bir işimiz yok.

Yıl 1961, ilçemizin ilk matbaasını böyle kurmuştuk. Yeni evliydim. Evde kıyametler kopmuştu.

Bir sefer pazar günü çıkması gereken gazeteyi bir sonraki perşembeye zar zor yetiştirmiştik.

O gece yattım. Sabahleyin uyandığımda bütün vücudum yara içinde idi.

Bir gün gazeteye Samsun’dan gelen Vali Muavini uğrar.

- Basın’ı görmeden gitmek olmaz! Der .

Bizim Ali Bey’de ‘Basını’ kelimesini ‘Başını’ olarak anlar. Acaba neyin başını görecek diye merak eder.

Prova tezgahında baskıdan sonra, hem ayak, hem de elektrikle çalışan makine getirdik. Çünkü çoğu zaman ilçede elektrik olmazdı.

Nihayet matbaayı, evin bahçesine yaptırdığımız yere getirdik..

Birde büyük bir makine almıştık. Saatte 900 adet bastığı için, Almanlar makineye ‘rüzgarın gelini’ demişlerdi.

Bu makinenin çalışması da elektrikçilerle kavgamıza neden olurdu. Elektrik santrali ekmek fabrikasının orada idi. Makine çalışınca ilçenin elektriğini etkilerdi.

 

DİĞER HABERLER

Panayır ve Festivallerin Yeni Yapılacak Olanına Eskiler Işık Olur Mu?
İ.Hakkı Koçoğlu'nun Belediye Başkanlığı zamanında, festival komitesindeydim. Eğlencelerin panayır görünümünden kurtulup kül-tür ağırlıklı festival şek
(Erbakan, Demirel, Prof. Dr. Lütfi Doğan...)
Parti Liderleri Belediye Önünde Konuşurlardı

Erbakan konuşmadan önce Sivil Polisler bana geldi.
Hakkımızda iki Dava Açana Biz de Dokuz Dava Açmıştık
Şamatayı, kavgayı sevmeyen insanlardan biriyim. Televizyonlar da bile ' vurdu, kırdı, silahlı filmlerden hoşlanmam.
Kunduz ormanlarında insani girişimler de bekleniyor
Haziranın sonuna geldik; kırk ikindi yağmurları aman vermiyor.
Kaybolan Milyarlık Senetleri Bir Samsunlu Bulmuş
Milyarlık senetleri Ankara'ya giden otobüste düşürmem, beni şaşkına çevirmişti. Sağa sola telefon; yok, yoktu.
Milyarlık Senetleri Ankara'ya giden
otobüste düşürmüştüm...

Zafer kazanmış bir eda ile “Satamadım.” Dedim. Ama anladı “Satmışsın!..” Deyince “Evet sattım. Senetlerini vereyim.” Dedim.Ancak bir de baktım. Ne sen
Dostlar Önemli
İyi Bir Hastanede İnsanların İhtiyacı
Havza'ya 6 saatte Samsun'a 3 günde gidilirdi
Türkiye'nin parası çoğu zaman değişti. Enflasyon dediler, devalüasyon dediler, paramıza çok gömlek değiştirdiler. Ankara'-dakiler, hiçbir ekonomik sık
Vezirköprü'de esnaf ve
köy halkı üretici idi

İşte Ben Bunları Yaşadı:58
31 Yıl Önce 19 Mayıs'ı Nasıl Kutlamıştık?
Yıl 1979… Kaymakam Necat Sağlam, Belediye başkanı Muhtar Kenanlı, bir tarafta bayramı yazmak için diğer tarafta da Dr. Hüseyin Güzeloğlu ile Karaköy'd

n

Gel de Öğretmen Lütfi Dinçer'i Unut!..

n

Çamlık alanlarda dinlenme ve sanatoryum gibi tesisler yapılmalıdır

n

Köprülü Mehmet Paşa'nın konağı’ndaki değerler Samsun’a götürülmüş...

n

Turizm için, 32 yıl önceki rapor…

n

67 Yıl Önce yaşanan depremde 500'ün üzerinde ölü vermiştik...

n

Bir hastane nasıl yapılır;Vezirköprü bunu kanıtlamıştı..

n

Ankara'nın kararı: “Orman Devletindir, Bölünemez.”

n

Turizm için ilk etap başarılı geçti

n

Sekiz Yaşında iken 40 Yaşındaki adamla evlendirilen genç kız idamdan nasıl kurtuldu?

n

Köyleri eşkıyaların bastığı, binlerce insanın canından, malından, ırzından olduğunun belgeleri

n

TOPLUM -TOPLUM

n

“Kent Konseyi Kurulmalıdır…”

n

Yaprak kımıldamayan Vezirköprü'de başarılı yönetici çalışmaları

n

“Radıvanın arkasında mutlaka adam var…” diye konuşulurdu

n

İlçe giriş kavşaklarında;

n

Okulun Sınıfından uçağın düşüşünü izlemiştim sonra anıtı yapıldı..

n

Orman Fabrikasının Gerçekleşmesi, 1973 yazılarımızın esasıydı..

n

1972 yılında amacımız Vezirköprü'nünfabrika kazanmasıydı

n

İşte Ben Bunları Yaşadım: 40

n

52. Yıla Girerken...

n

52. Yıla girerken Bize ait görüşleri internetten okuyalım

n

Yılbaşıları nasıl gelip geçiyor?

n

İşte Ben Bunları Yaşadım: 36

n

Şeker Kurulu’nun Kotayı düşürmesi ile ilgili toplantı yapıldı

n

Kimse Şekerbank Muhasebecisinin Cinayet İşlediğine İnanmıyordu

n

İşte Ben Bunları Yaşadım:34

n

İşte Ben Bunları yaşadım:

n

“Dinimiz; İnsanlarda Ruh, Ahlak, Vücut Temizliğine önem verir”

n

 İşte Ben Bunları Yaşadım: 34

n

Cehaletin Kurbanı mıyız?

n

İşte Ben Bunları Yaşadım : 33

n

İşte Ben Bunları Yaşadım:32

n

 Vezirköprü'ye ilk lise nasıl açıldı?

n

İşte Ben Bunları Yaşadım:30

n

“Bugün ulusça mübarek vatanımız parçalanarak namus ve haysiyetimiz ayaklar altına alınmamalıdır.”

n

Vezirköprü'nün yetiştirdiği büyüklerden Milli MücadeleninKaradeniz Ereğli'deki Manevi Önderi: Ahmet Nimet Hoca

n

n

İşte ben bunları yaşadım 26:

n

DİNİ KONULAR HÜSEYİN ŞENGÜN

n

İşte ben Bunları Yaşadım25

n

 

n

İşte Ben bunları Yaşadım23

n

Yerel Basının Yöreye Katkıları Büyüktür

n

İşte ben bunları yaşadım: 21

n

İşte ben bunları yaşadım: 20KaymakamTuran EREN Vezirköprü'yü anlatıyor: 6

n

İşte ben bunları yaşadım: 19

n

İşte ben bunları yaşadım:18

n

“Klasik Belediyeciliği aşacağız”

n

Zeki Cevher Okulu,  Okullar ve yurt sorunu

n

Çalışmalarını İzlediğim Kaymakam Turan EREN Vezirköprü'yü anlatıyor: 4

BİLGİLENDİRME ÜYELİĞİ

Ad *

E - Mail *

YAZARLAR

BASINDAN SEÇMELER

GENÇ KALEMLER

SİTE İÇİ ARAMA

 

ANKET

VİDEO

FOTO GALERİ

Vezirköprü Nostalji

www.vezirkopruvatandas.net sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Sistem Yönetimi : Networkbil.Net